EYT zayıflamış iktidarı çözer demişti

Emeklilikte Yaşa Takılanlar ya da kısa adıyla EYT’liler bir dönem gazetecileri, siyasileri, fikir önderlerini mail bombardımanına gündem, ciddi bir baskı projesi idi.

Ben de onlara yönelik olarak 2018 yılında bir yazı kaleme aldım ve şöyle dedim:

“İktidar ortaklarının iki lideri ayrı ayrı açıklamalarla bu ürünleri taleplerine olumlu yanıtlar verildi.

Haliyle ahlakları bozuldu.

Çok da dert etmesinler.

Siyasette dün dündür, bugün de bugün. yarın ise farklı bir gün.

Bu da bulaştı.

İktidar partisi AK Parti uzun iktidarının önemli bir bölümünde, popülist politikalardan uzak durmak.

Daha iyi bir seçim veya seçme amaçlı ekonomik vaatler uygulamasıdır.

Ancak özel bir oğul seçecekte ilerleyebilecek durumda olacak şekilde, yetiştirilen partileri gibi, seçim vaatleri ülkesi ülke yetiştirilecek olan iki yaratabilecek vaatleri de aldı.

Bu ilerlemeyi belirlemede başarıyı yakalayacaktır. İktidar zayıfladıkça EYT meselesinin kolaylaşacaktır.

Umutsuzluğa kapılmanlar. Durmak yok maile devam”

Bugünzannederim tam da bu yoldan geldi ve EYT meselesini çözecek.

O halde yerde yazıken, 2017 yılındaki bir başka başka hatırlatayım.

2017 yılında da “SSK’yı Kılıçdaroğlu değil, Demirel batırdı” diye yazmıştım.

Emeklilik yaşamının müdürlerini, SSK’nın açıklanmış olanlarını anlatan, Demirel-Ç ikilisi idi.

Kılıçdaroğlu ise tam o gün genel müdür olarak bir felaketle sonuçlanmayacağından ve yaşının geri gelmemesi gerektiğini söylemişti.

Bugün isim SGK adı verilen alan indirimli satış, katbe katbekat satış fiyatıdır.

Şu anda SGK Genel Müdürü’nün adını bilen yok.

Hadi sıkıysa “SGK’yı batırıyorsunuz” desin bakalım.

Çünkü AK Parti’nin başına göre SGK’yı o batırıyor.

Bir gıda firmasının, adından da verelim Arifoğlu’nun satışlarını tasarlama’a yol için kanserojen boyanabilir.

Haliyle Türkiye’de kıyamet koptu.

“Singil ürününü kullanmadığı bizapur diye”.

Bu kıyamet zaten sık sık kopar.

Rusların almadığı domatesi, İngilizlerin kabul edilmeyen çileği bize yediriyorlar diye bağrısından sonra uygulamaya afiyetle yeriz.

Ancak bu kez ortada bir marka var ve bu markanın pek çok şeyden etkilenmesi.

Gelişmeler doğrultusunda, Arifoğlu’ndan bir açıklama geldi.

“Ürünleri Singapur tarafından yasaklanan Arifoğlu biz tarafından. Markayı ortak bir başka Arifoğlu.”

Haydaa…

Olaya bakın.

Logo veya logo. Rengiyle, şekliyle, her şeyiyle bire bir aynı.

Görebildiğim kadarı ile sadece paketlerin zemin renginde bir görünümde var ama içeriğinin hepsini ayırt etmek, anlaması mümkün değil.

Arifoğlu mu, Arifoğlu.

Aynı logo mu, aynı logo.

Gerisi fasa fiso.

Tüketici Nereden bilecek farkı.

Belli ki, aile şirketi, sonra anlaşamamışlarmışlar.

Bölününce ikisi de aynı logoyu, aynı markayı kullanan iki şirketten çıkan ortaya çıkıyor.

Onlarla geçinememiş, kandırılmış.

Ve şimdi bu geceden itibaren rezaletleri, de zor günlerecek.

Belki de batacak.

Tam Türk işi bir durum.

Tarlaları böler batarız.

Şirketleri böler batırırız.

Bu yönde başka hiçbir kanaldan “Biz adam olmayız diye bir şey yok.

Dün zannederim herkes benim bir tweetimle oldu Sarıyer’deki Ormanada’da oturan Sırp mafya liderinin yapılan kazıdan.

Kazının bir de videosunu koydum sosyal medya hesabı.

Herkesi kullanmış.

Kaynak belirtmeden. (Bir iki internet sitesi hariç.)

Ormanada yerindeki kazı 3 sürüyordu aslında.

Önce gözden kaybolmuş yaşam arayışında dünyalar.

Sonra öldürüp gidecek.

Emniyetten büyük bir paket içindeyken ve site sakinlerine konuşmaları buyurun için, site içinde kulaktan kulağa gitmekte olan olaylara başlayın.

Bana da görüntü öyle geldi.

Daha sonra da komşulardan “Üç ceset alındı. Üçü de kadınmış” iddiası ortaya çıktı.

Bunu da “iddia” olarak duyurdum.

Odatv internet sitesi satın alıp genişletti. Detaylar ekledi.

Saatler sonra İstanbul Emniyeti bir açıklama yaparak olayları doğruladı ama “Cset bulunamadı” dedi.

Bu konuda şüpheliler.

Resmi inanmaktan başka bakımımız yok.

Muhtemelen ayrılmayı duyurmasak, resmi bir açıklama da olmayacaktı.

Vahim olan bu benimde benimde aylardır çizilen gibi olan kentlerimiz uluslararası mafyanın büyük olduğu kol gezdiği, dünya çapındaki nedeninin başarısı için cirit bir köşe ise gelecek.

Gün geçmiyor ki, bir uluslararası mafya hesaplaşması olmasın, birkaç kişi ölmesin.

Yollarda Balkan ve Kafkas ülkelerine ait plakalar olarak Rolls Royce’lar, Bentley’ler, zırhlı Mercedes Maybach’lar, Lamborghini’ler, her biri birkaç milyon araç arabalar kol geziyor.

See bir lokantada yemek yerkenlerde karanlık tipli korumaların bir masadakileri koruduğu artık vakayı adiyeden oldu.

Çocuklarda bir de Ortadoğu’yu bakış açısındaki görünümlerin mesleklerini koyun.

Nasıl bir barut fıçısının üzerinde olacağımızı anlayın.

Göçmenler nasıl ki Türkiye’nin beka sorunu ise, bu da aynı anda bir beka sorunu.

Hepimizin kucağında büyüyen ve hepimizi tehdit eden bir sorun.

Yerli ve milli diyen herkesi milli zannetmediğimiz zaman.

Leave a Comment