Sansür Yasası TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP’nin oyları ile geçti

Kamuoyunda “Sansür Yasası” olarak bilinen, internet medyası ve sosyal medya ile ilgili yeni yaptırımlar öngören kanun teklifinin, TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerine bugün, 29’uncu madde görüşmeleriyle devam edildi. Teklifin, kalan 12 maddesi de muhalefetin itirazlarına karşın AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi.

AKP VE MHP milletvekilleri teklifin yasalaşmasının ardından Genel Kurul salonunda birlikte fotoğraf çektirdi. Fotoğrafı, AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal paylaştı.

Teklifin 29’uncu maddesiyle, “halkı yanıltıcı bilgi yayma suçu” nedeniyle gazeteciler ve sosyal medya kullanıcılarının 3 yıla kadar hapis cezası almasının önü açıldı. Ayrıca haklarında dava açılacak kişiler tutuklu yargılanabilecek.

Teklifin 31’inci maddesiyle, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınları Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu’nun 6. maddesinin, a bendine ekleme yapıldı.  Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne internet sitelerindeki  tüm içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesine yönelik karar alma yetkisi verildi. Birlik iterse bu kararını ilgili içerik veya yer sağlayıcının internet sayfalarından tespit edilebilen elektronik posta adreslerine bildirebilecek.

Teklifin 32’nci maddesiyle, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınları Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu’nun 8’inci maddesine “Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 27. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan suçlar” hükmü eklendi.

Böylece artık Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgeleri ile MİT mensupları ve ailelerinin kimlikleri, makamı gibi bilgilerin yer aldığı yer aldığı internet içerikleri Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından çıkarttırılabilecek. Teklifin 33’üncü maddesinde, Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin mahkemenin kararı sonucu aldığı verilen içeriğin çıkartılması ve erişimin engellenmesi işlemlerine kararı veren mahkemede itiraz edilebileceği düzenlendi.

ŞUBE ZORUNLULUĞU GETİRİLDİ

Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarının Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne bildireceği gerçek kişilerin Türkiye’de oturması ve Türk vatandaşı olması zorunlu hale geldi. Türkiye’den günlük erişimin on milyondan fazla olması halinde; yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı tarafından belirlenen gerçek veya tüzel kişi temsilcinin, sosyal ağ sağlayıcının sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla teknik, idari, hukuki ve mali yönden tam yetkili ve sorumlu olacak. Temsilci gerçek kişi değil tüzel kişiyse doğrudan sosyal ağ sağlayıcı tarafından sermaye şirketi şeklinde kurulan bir şube açılması zorunlu olacak.

“HALKI YANILTICI BİLGİ YAYAN”, SAVCILIK VE MAHKEMEYE BİLDİRİLECEK

Sosyal ağ sağlayıcıları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) istediği bilgileri vermekle yükümlü olacak. Yeni getirilen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunun da olduğu I·nternet Ortamında Yapılan Yayınların Du¨zenlenmesı· ve Bu Yayınlar Yoluyla I·s¸lenen Suc¸larla Mu¨cadele Edı·lmesı· Hakkında Kanun kapsamındaki suçlara ilişkin içerikler ile başlık etiketlerinin yayınlanmamasına ilişkin kendi sistem, mekanizma ve algoritmasında BTK’yla iş birliği halinde gerekli “tedbirleri” alacak. Sosyal ağ sağlayıcıları “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunun da içinde olduğu suçlarına konu internet içeriklerini oluşturan veya yayan faillere ulaşmak için gerekli olan bilgiler soruşturma aşamasında cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında yargılamanın yürütüldüğü mahkemeye vermek zorunda olacak. Bu bilgilerin verilmemesi durumunda  yurt dış kaynaklı sosyal ağ sağlayıcısının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90 oranında daraltılabilecek. Bu daraltılma işlemi için Ankara Sulh Ceza Hakimliğine başvurulacak ve daraltılma kararı verilmesi halinde BTK harekete geçecek, dört saat içinde bant genişliği daraltılacak.

REKLAM YASAĞI VE YÜZDE 90 ORANINDA BANT GENİŞLİĞİNİ DARALTMA CEZASI

İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararlarını yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcılarına altı aya kadar reklam verilmesi yasaklanabilecek. Reklam yasağı kararı, Resmi Gazete’de yayımlanacak. Reklam yasağının yanı sıra içeriğinin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmesine kadar sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 oranında daraltılacak. Sosyal ağ sağlayıcısı 30 gün içinde içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararını yerine getirmezse, bant genişliği daraltma oranı yüzde 90’a çıkarılacak.

Ayrıca reklam yasağı kararına aykırı davranan Türkiye’de oturan vergi mükellefi gerçek ve tüzel kişilere, 10 bin Türk lirasından 100 bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecek.  Sosyal ağ sağlayıcı, kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan içerikleri öğrenmesi ve gecikmesinde sakınca bulunması halinde, bu içeriği ve içeriği oluşturana ilişkin bilgileri yetkili kolluk birimiyle paylaşacak.

MADDEDE GENEL KURULDA DEĞİŞİKLİK YAPILDI

Ayrıca teklifin 34’üncü maddesinde değişiklik yapıldı. Teklifle, I·nternet Ortamında Yapılan Yayınların Du¨zenlenmesı· Ve Bu Yayınlar Yoluyla I·s¸lenen Suc¸larla Mu¨cadele Edı·lmesı· Hakkında Kanun’un Ek 4’üncü Maddesi’ne “Sosyal ağ sağlayıcı, başlık etiketleri veya öne çıkarılan içerikler aracılığıyla ortam sağladığı başkasına ait yayın yoluyla işlenen suçtan, yayını sunuş biçiminden kullanıcının söz konusu yayına ulaşmasına amaçladığı açıkça belli ise sorumludur” hükmü eklenmişti. Bu hüküm AKP ve MHP’nin Genel Kurul’da verdiği önergesi ile şöyle değiştirildi: 

“Sosyal ağ sağlayıcı, başlık etiketleri ve önce çıkarılan içeriklerin uyarı yöntemiyle kaldırılması için Kurumla işbirliği içinde etkin bir başvuru mekanizması kurmakla yükümlüdür. Sosyal ağ sağlayıcı, başlık etiketleri veya öne çıkarılan içerikler aracılığıyla ortam sağladığı başkasına ait yayın yoluyla işlenen suçtan, kendisi hukuka aykırı içeriğin bildirilmiş ve buna rağmen içeriğin bildiriminden itibaren derhal ve en geç dört saat içinde kaldırmamış olması durumunda doğrudan sorumludur.”

Teklifle, Ek 4’üncü Maddeye “Sosyal ağ sağlayıcı, Kurum tarafından istenen bilgileri Kuruma vermekle yükümlüdür” ifadesi eklenmişti. AKP ve MHP’nin Genel Kurul’da verdiği önerge ile bu hüküm “Sosyal ağ sağlayıcı hesap verebilirlik ilkesine uygun şekilde hareket etmek, Kanunun uygulanmasında şeffaflığı sağlamak, Kanunun uygulanmasına ilişkin gerekli tüm bilgi ve belgeleri Kurum tarafından istendiği zaman Kuruma vermekle yükümlüdür” diye değiştirildi.

6 AY İÇİNDE BİLDİRMEYENE 30 MİLYON TL PARA VE BANT DARALTMA CEZASI VERİLEBİLECEK

Teklifin 35’inci maddesiyle, henüz temsilci temsilci belirlememiş olan sosyal ağ sağlayıcıları 6 ay içinde temsilci belirlemek zorunda olacak. 6 ay içinde bildirmemesi halinde 30 milyon Türk lirası daha idari para cezası, reklam yasağı ve yüzde 90 oranında bant daraltma cezası verilebilecek.

Teklifin 36’ncı maddesiyle, Elektronik Haberleşme Kanunu’ndaki tanımlara yenileri eklendi. Söz konusu tanımlar şöyle:

“Şebekeler üstü hizmet: İnternet erişimine sahip abone ve kullanıcılara, işletmecilerden veya sağlanan internet hizmetinden bağımsız olarak kamuya açık bir yazılım vasıtası ile sunulan; sesli, yazılı, görsel iletişim kapsamındaki kişiler arası elektronik haberleşme hizmetlerini,

Şebekeler üstü hizmet sağlayıcı: Şebekeler üstü hizmet tanımı kapsamına giren hizmetleri sunan gerçek veya tüzel kişiyi,”

37’İNCİ MADDEDE DE DEĞİŞİKLİK YAPILDI

Teklifin 37’nci maddesinde de MHP ve AKP’nin önergesi ile değişiklik yapıldı.  Zoom, Skype gibi elektronik haberleşme hizmeti sunan kurumlara BTK’nın istediği  Türkiye’deki aktif bireysel ve kurumsal kullanıcı sayısı, sesli arama sayısı ve süresi, görüntülü görüşme sayısı ve süresi, anlık mesaj sayısı bildirme zorunluluğu yetiren hükümler maddeden çıkarıldı. 

Maddeden çıkarılan hüküm şöyle: 

“Şebekeler üstü hizmet sağlayıcılar, Kurumun elektronik haberleşme sektörüne ilişkin görevleri kapsamında bu hizmete yönelik yapacağı düzenlemelere uymakla yükümlüdür. Kurum yapacağı düzenlemelerde hizmetlerin kullanıcılarına Ulusal Numaralandırma Planında yer alan numaralar ile haberleşme imkanı sınıp sunmadığı, Türkiye’deki aktif bireysel ve kurumsal kullanıcı sayısı, sesli arama sayısı ve süresi, görüntülü görüşme sayısı ve süresi, anlık mesaj sayısı ve Kurumun belirleyebileceği diğer bilgileri Kurumca belirlenecek periyotlarla Kuruma bildirmekle yükümlüdür.”

Maddeye ayrıca “Şebekeler üstü hizmet sağlayıcıları, bu Kanun ve Kurumun görev alanı ile ilgili diğer Kanunlarda işletmeciler için belirlenen hak ve yükümlülüklerden, şebekeler üstü hizmet sunumunun niteliğine göre Kurumca belirlenecek hak ve yükümlülükler açısından işletmeci olarak kabul edilir” hükmü eklendi.

Teklifin 38’inci maddesiyle, Elektronik Haberleşme Kanunu’ndaki “Yetkilendirme usulü” başlığı altında düzenlenen 9’uncu maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyen veya yetkilendirilmeksizin hizmet sağlayıcılara 1 milyon Türk Lirasından 30 milyon Türk Lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. Para cezasını ödemeyen ve kanundaki yükümlülüklerine 6 ay içinde yerine getirmeyen hizmet sağlayıcılarının internet bant genişliği trafiği yüzde 95’e kadar daraltılabilecek.

Teklifin 39’uncu ve 40’ıncı maddelerinde de yürürlük ve yürütmek hükümleri düzenlendi. Kanun hükümleri Cumhurbaşkanlığınca yürütülecek.

Teklifte en çok, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen 29. madde tartışılmıştı. TCK’ye ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçu ekleniyor ve bu suçu işleyenlere 1 ila 3 yıl ceza verilecek.

CHP Mersin Milletveli Ali Mahir Başarır, “AKP Grubu’ndan tarihe geçecek bir utanç fotoğrafı daha!” sözleriyle duruma tepki gösterdi.

CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, TBMM Genel Kurulu’nda; “Sansür Yasası” teklifine karşı “Kışı uzatabiliriz ama baharın gelmesini engellemeyiz. Kış uzun sürebilir ama mutlaka bahar gelecektir” dedi.

Özkan, teklifin 40’ıncı maddesi görüşülürken söz aldı. Özkan, şunları söyledi:

  • Sessizlik kadar korkunç bir şey yoktur. Silivri Cezaevi’nin tecrit hücresinde, 128’inci gündü galiba… Kendimle, duvarla konuştuğum; kendimle sohbet ettiğim zamanlarda… Kapının bir dakikadan fazla açık olmasının yasak olduğu, benimle konuşmanın yasak olduğu zamanlarda… Sessizliğin nasıl can yaktığını, nasıl korkunç bir şey olduğunu anladım.
  • Üst katta Ali Özcan arkadaşlarımız kalıyordu. Süpürgenin sapı ile üst katın penceresini kırdılar. Havalandırmadaydım. Üstüme yağdı bütün cam. Hiç umursamadım. Tek şey vardı. ‘Tuncay Bey nasılsın?’ sorusu. ‘Tuncay Bey nasılsınız?’ sorusuna, ağlayarak karşılık verdim.
  • İnsan sessizliğe, yalnızla böyle şekilde… Hocam saygılar sunarım, 12 Eylül’ün tabutluklarından geliyor. Aranızda pek çok arkadaş var böyle. Bu acıyı yaşamış. Buradaki mücadelemiz, bu acının bir daha yaşanmaması mücadelesidir. Bakın hocam orada duruyor, Sayın Naci Bostancı. Ben burada duruyorum.

“MUTLAKA BAHAR GELECEKTİR”

  • Bu umutsuzluk türküsü değildir. Kışı uzatabiliriz ama baharın gelmesini engellemeyiz. Kış uzun sürebilir ama mutlaka bahar gelecektir. Aradığımız şey bahardaki çiçeklerin renklerinin sayısını artırmaktır. Aradığımız şey daha demokratik, yaşanabilir, özgürlükçü bir Türkiye’yi yaratmaktır.
  • Oradaki gazetecilere üç yıl ceza verseniz ne olur, vermeseniz ne olur? Ben 6 yıl boyunca, ‘Suçunun söylenmesi ihsas-ı rey olacağı için, suçunun söylenmemesine, ancak kendisi suçunu itiraf ederse bundan mahkemenin yararlanacağına…’ dedi savcı. Ben oradan çıktım, geldim. 6 yıl sonunda, ilamsız temiz kağıdımı aldım. Şimdi size soruyorum, tutuksuz yargılansaydım ne olurdu?

“SİZİN DÜŞÜNCENİZİ DEĞİŞTİREBİLDİLER Mİ?”

  • Arkadaşlar içinizdeki örnekler apaçık ortada. Sizin düşüncenizi değiştirebildiler mi? Siz yolunuzdan döndünüz mü? Bu arkadaşlarımız niye dönsün? İnanan insan yolundan niye dönsün? Hepimiz bu vatanın evladıyız. Hepimiz bu topraklar için yaşıyoruz. Hepimiz o baharı bekliyoruz. Mutlak güç diye mutlak zehirleyici bir unsurdur. Tedavisi nedir? Muhalefet ve demokrasi.
  • Ama bu olmamalıydı arkadaşlar, bu olmamalıydı efendim. Biz nereden geldik buraya? Biz ne için geldik buraya. Gazetecinin bir haber yaptığı için üç yıl tutuklu yargılanacağı bir düzenin savunusunu nasıl yapabiliriz arkadaşlar? Nasıl olabilir arkadaşlar? Neden olsun arkadaşlar? Bir maddeye 13 tane ceza kanununu (ceza kanunu maddesini) sığdırıp, buradan bir demokratik unsur nasıl çıkar arkadaşlar.
  • ‘Yalan yazmasın’ üzerine size bir hikaye. Ustam Cüneyt Arcayürek’ten bir hikaye… Gazeteci kimdir sorusuna yanıt olsun diye söylüyorum. Johnson mektubu gelmiş. Türkiye çok aşağılanmış. Amerika’ya karşı bir yanıt verilecek. İsmet Paşa da ‘Yeni bir dünya kurulur, Türkiye’de oradaki yerini alır’ demiş. Johnson mektubunu İhsan Sabri Çağlayangil anılarında yazıyor. Cüneyt Arcayürek’e vermiş. Cüneyt Arcayürek bunu yayınlamış. Sordukları zaman bunu kimden aldığını söylemedi. Dedim ki ‘İhsan Sabri Çağlayangil’in anılarında okudum. Sana o vermiş.’ ‘Yalan söylüyor’ dedi. Gazeteci budur. Yalan yazmak ne demek?

“BİR KERE DEĞİL DE ÜÇ KERE 365 GÜN CEZASI”

  • Grup Başkanvekiliniz söylüyor, bir gazeteci bir kere yalan yazar, iki kere yazamaz. O zaman niye gazeteciye bu kadar ağır ceza? Bir kere değil de üç kere 365 gün cezası. Teşekkür etmediğim tek kesim var. Oligarşi, bürokratik oligarşi. Bizim özel hayatımıza saygıları yok. Her şeyimiz ellerinde. Yüzümüze gülüyorlar ya. Ne için biliyor musunuz? ‘Ben dün senin hangi internet sitesinden ne indirdiğini biliyorum. Kiminle ne konuştuğunu biliyorum. Ben seni izliyorum. Gözlüyorum’ diyor. Arkadaşlar böyle bir yetkiyi niye verdik oligarşiye. Kahrolsun oligarşiye diye bağırdığımda, namusumuza sahip çıkalım dediğimde, özgürlüklerimize sahip çıkalım dediğimde, namusumuza, özümüze, kendi varlığımıza sahip çıkalım diye söyledim. İstanbul’a gidersiniz, önemli olan şey özgürlük ve demokrasi ile gitmektir. Bu yasa onları sınırladı. Tekrar söylüyorum, altını da çiziyorum. Kışı uzatabilirsiniz ama baharın gelmesini engelleyemezsiniz.

Leave a Comment