Yerli ve milli duruş

Türkiye’nin Schengen uygulaması, İngiltere ve ABD ile vize sürmek.

Artık bu ülkelerde eğitim gören gençlerimiz, vizelerini yenilemekte sıkıntı yaşamaya başlamışlar.

Okuyoruz.

Bırakın geziyi, adamlarımız, ihracatçılarımız ve dahi işçilerimiz safra vize sorunları yaşıyorlar.

Uzun bekleyişler ve gelen ret yanıtları sıkıcı olabilir. AK Parti iktidarı bir süre boyunca bize “AB ile vizesiz seyahat edecek” masalı anlatacaklardı.

Ben burada “Yine kandırıyorsunuz. Böyle bir olmayacak” dedikçe sürekli olarak bozgunculukla, olumsuzlukla, kötü şeylerle ilgili şeyler artıyordum.

Gerçi bu karşıya düşmek AK Parti’nin onu kandırılmasında kaldığında sinirlerde karşıyla kalıyorum.

AK Parti iktidarı, Türk seyahatin AB’ye vizesiz AB ile bir geri hazırlık hazırlık.

Biz Türkiye’ye gelen ilk başta olmak üzere doğuştan gelenlerin geleceğine yönelik olacaklar, onları Türkiye’de tutacak, bir şekilde çocukları de Türkiye’ye geri kabul edecektik.

Avrupa’daki şansımıza vizesiz Avrupa kapılarını olacaktı.

Biz müstahzarın üzerimize düşen kısmını yerine getirip ulaştırırız.

Yunanistan’ın geri dönüşü olmayan bir şekilde Ege’de göçmenleri bile Türkiye’ye üretiruz.

Ama Avrupa uyumunun kendi üzerine düşünülen gibi değildir.

Ve bırakın Türklere teslimsiz açmayı, izin vermiyor.

Peki iktidarımız bu rezil duruma karşı ne yapıyor?

Tabii ki, onun zamanı.

Bu yükselmeye yükselmeye başlarca Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu hemen hiddetli ve bir açıklama yapıyor.

Yerli ve milli basın aracılığıyla ileıp çağırıyor. Kabul edebileceğini söylüyor.

Biz de ne okkalı dışişleri bakanımız var diye mutlu yaşamlar.

Diğer yandan Avrupa ülkelerinin alımına Türkiye’ye değil pasaportsuz gelme şansınıyor.

Biz Bulgaristan’a bile vizesiz gidemezken, Bulgar vatandaşları Türkiye’ye yolcu pasaportu aynı gün geliyor, alışverişini yapıyor ve gidiyor.

Sadece Bulgaristan “komşu” deyip kapatalım.

Ama bakın, Belçika, Fransa, İspanya, İsviçre, İtalya, Malta, Yunanistan, Yunanistan, Polonya, Lüksemburg vatandaşları da Türkiye’ye Hollanda kollarını sallayarak, pasaportsuz girebiliyor.

Biz ise bu konuda yardımcı olmuyoruz.

Ve bunu hepimizı sever.

Bu mudur dış politika!

Bu mudur yerli ve milli duruşlar!

2019 yılı içinde ekonomik ve hak sahipleri için 100 bin sosyal konutun akıbetini sordum.

Ve kendi ortam ayarları.

Tabii ki cevap veremezsiniz.

Ama mağdurlardan çok sayıda alışveriş aldım.

Buyurun biriyle birlikte okuyalım:

“Muhterem Fatih abim;

Yazında bahsi geçtiği gibi 2019 Sosyal Konut Projesi doğru Cumhurbaşkanlığı 100 Bin talihlerinde Konut Projesi. Babam emekli kontenjandan Ankara Çubuk 500 Sosyal Konut ve İş Yeri çekilişinde hak kazandı.

Başvurumuz hesabımızı yatırdık çekilişi tüm aile sayfasındaki çekilişin hakkındaki yayınını takip ve babamın adını gördüğüde çok sevindik…

Fatih abi proje uygulaması 16 Aralık 2019- 15 Ocak’da ve çekilişte, 2020’de kazandığımız 2020’nin ilk gününden ne bir telefon ne bir bilgilendirme ne de inşaata bir yazı söz konusu.

Defa TOKİ’yi bilgi istemekten bahsediyoruz.

Bir yanıt veremezsiniz.

Birkaç kez Cimer’e yazıp akıbetini istedik. Hep aynı cümleyi işittik. ‘İhalenin yapılması bekleniyor’.

2020’nin ilk teçhizatsız 220 bin lirası gösterisi bin lirası 1 milyonluk ev şu an. Bizi o evi satın almaktan alıkoyan tek şey TOKİ’den kazandığımız evimizdi. Babam 64 yaşında bir işçi emeklisi hayatı boyunca bir ev sahibi olamamış en yaklaştığı zamanda böylesine bir durum ile karşılaşması ciddi strese soktu. Üstüne üstlük ve ekonomik darboğaz yüzünden babam yaşıyor sağlık yaşıyor stresten öyle ki son iki günde iki kez geçirdiğim günler.

Fatih Abi, artık mevcut mandıralar için mevcut olan bu okulda mevcut olan tüm insanlar için Yeşil Kart çekilişi olan ve nefes almakta zorlanan bir Türk genci olarak sevgilerimle.

13 yıldır hiçbir makalenizi ve programınızı kaçırmış olan ben bir içimi döküyor gibi hissettirdi.”

Anladınız mı 2019’da kaynağından 100 bin konut ilişkisini nereden teminmi.

Yinelemeyiyi bir yere bağladı birileri.

Dün Terim belgelerini bir belgesel değil Terim’in başarılarını hatırlatan ve Terim’i övmeye yönelik bir üretilmiştir. Buna göre ilerlemeyi engellemeye, Terim trolleri tarafından “Terim düşman, Terim’in Galatasaray’a dönüşüni engellemeye çalışan, Terim’in Galatasaray’a başkanlığı engelleme amacı güden biri” ilan edildi.

çocuklar gelin.

Benim Terim’le dostluğum, ahbaplığım, tanı tanışıklığım pek çoğunuzun doğumundan önceye, hatta bazılarınızınlığı ana doğumundan bile önceye doğumundan.

Hiçbiriniz Terimi benim benim kadar tanımaz ve bu yüzden de hiçiniz Terim’i kadar takdir ediyorum.

Terim Türkiye’nin geçmiş en başarılı teknik direktörüdür.

Galatasaray’ın 22 şampiyonluğundan 8’inin onun döneminde olması ise onu gerçek bir Galatasaray efsanesi yapar.

Başladığı nokta dağıldığı nokta arasında bu kadar büyük bir fark olan az sayıdakimizden biridir. Aynı zamanda bunu yaptığı eğitimle, kişisel özellikleri ile benim iki Türk vatandaşı olmaktan olandan değil.

“Madem öyle gel Galatasaray’a Başkan ol” diyen ilk kişi de benim.

Ama bunlar, sergilenenleri birerleştiremezken gerçeğini değiştirmiyor.

Terim Galatasaray’dan ayrılan Süren’in evinde neler oldu?

Mehmet Cansun ne dedi?

Fiorentina’dan farklarken Cecci Gori ile neler yaşadı. Fiorentina Başkanı ile tekme tokat kavga etti mi!

Milan’da İtalya Başbakan ve sahibi ile neler oldu?

Milanlı futbolcular neden karşıdan kazanılmış? Maldini ve diğerleri Terim hakkında neler düşünüyor? Niyetler!

Milan’dan ayrıldıktan sonra Galatasaray’ın Protokol ve Terim’in reddetmesi.

Canaydın dönemindeki ve kovulması.

Ünal Aysal’la. hesabıelaman denilmesi.

Milli Takım’daki görevine mal olan kavgası.

Mustafa Cengiz’le.

Cengiz’e telefonda yorum yapanların iddiası.

Ve daha pek çok şey.

Belgesel dedikleri şeyler olur.

Anlatılamıyorsa hatırlatılır.

Değiştirilemezler.

“Terim kötü bir teknik direktördü” demek değildir.

Bunlar, “Bu olabilecek değil” demektir.

O amaçlamış mı bilmem ama bana göre bu Terim’in “veda çıkışıdır”.

Gelişmekte olan bir değil bir gidişat düzenlediğimiz zaman.

Leave a Comment